İsrail’in, 5 Haziran 1967 savaşında Batı Şeria’yı işgal etmesinden sonra başlayan yerleşim faaliyetleri, medyada yeterince yankı bulmamaktadır. Finansman kaynakları ve bütçeler genellikle gizli tutulmakta ve uluslararası kuruluşlar tarafından ortaya çıkarılmaktadır. Yabancı Şirketlerin Rolü 26 Eylül 2025’te Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki İsrail yerleşimlerinde faaliyet gösteren 158 şirketi…
İsrail’in, 5 Haziran 1967 savaşında Batı Şeria’yı işgal etmesinden sonra başlayan yerleşim faaliyetleri, medyada yeterince yankı bulmamaktadır. Finansman kaynakları ve bütçeler genellikle gizli tutulmakta ve uluslararası kuruluşlar tarafından ortaya çıkarılmaktadır.
26 Eylül 2025’te Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki İsrail yerleşimlerinde faaliyet gösteren 158 şirketi listelemiştir. Listede ABD, İspanya, Fransa, Çin ve diğer ülkelerden şirketler bulunmaktadır. ABD’li şirketler arasında Airbnb, Booking Holdings, Expedia Group gibi tanınmış firmalar yer almaktadır.
İsrail’deki büyük bankalar, işgal altındaki Batı Şeria’daki yerleşim yerlerini desteklemekte ve genişletmeye yönelik hizmetler sunmaktadır. Fransız bankalar ve sigorta şirketleri de İsrail bankaları ile ortaklıklar kurarak yerleşim yerlerinin kurulmasına katkıda bulunmaktadır.
Yerleşim hareketini finanse eden kuruluşlar arasında Keren Hayesod, İsrail Yahudi Ajansı, Avrupa Yahudi Kalkınma Fonu ve Amerikalı Yahudi milyarder Ira Reinert tarafından desteklenen Ruth Bat Sarah Vakfı bulunmaktadır. Ayrıca, birçok birey ve kuruluş Filistin topraklarındaki yerleşim yerlerine doğrudan bağış yapmaktadır.
David Be’eri tarafından kurulan Elad, işgal altındaki Doğu Kudüs’te önemli değişiklikler yapmaktadır. 2006-2013 yılları arasında Elad’a yaklaşık 450 milyon şekel fon sağlanmıştır. Bu fonların tamamının kaynağı net olarak belirlenememiştir.
Batı Şeria’da yerleşimcilerin sayısı artarken, İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği soykırım sonucunda binlerce Filistinli hayatını kaybetmiş ve yaralanmıştır. İsrail’in uzun yıllardır işgal politikaları, uluslararası kararlarda öngörülen iki devletli çözümü zayıflatmaktadır.
Bu süreçte, uluslararası toplumun dikkati ve tepkisi, İsrail’in yerleşim politikalarının ve finansmanının sonuçları üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir.