Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğle, gayrimenkul yatırım ortaklıklarının kar dağıtım şartları netleşti. Kazançların en az %50’sinin dağıtılması zorunluluğu ve hesaplama yöntemleri belirlendi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu düzenleme, fon ve yatırım ortaklıklarının (emeklilik yatırım fonları hariç) taşınmazlardan elde ettikleri kazançlara uygulanan istisnadan yararlanabilmeleri için kazançlarının en az yüzde 50’sini belirli bir süre içinde kar payı olarak dağıtma zorunluluğu getiriyor.
Bakanlıktan alınan bilgilere göre, tebliğ, taşınmaz kazancının net hesaplama yöntemini, ortak giderlerin ve amortismanların dağıtımını ve zarar durumunda dağıtım şartının nasıl değerlendirileceğini örneklerle açıklığa kavuşturuyor. Bu adımlar, yatırımcıların kar dağıtım süreçlerini daha net anlamalarını sağlıyor.
Tebliğ, kurumlar vergisi istisnalarında kar ve zararların değerlendirilmesine yönelik de düzenlemeler içeriyor. Belirli bir faaliyete özgülenen istisnalar bütün olarak ele alınırken, işlem bazlı istisnalarda her işlem ayrı ayrı değerlendirilecek. Örneğin, teknoloji geliştirme bölgeleri veya serbest bölgeler gibi faaliyet esaslı istisnalarda, aynı faaliyet kapsamındaki zararlar kazançlarla birlikte değerlendirilecek. Ancak, taşınmaz veya iştirak hissesi satış kazancı gibi işlem esaslı istisnalarda her işlem kendi içinde ayrıca değerlendirilecek.
Tebliğ ayrıca, yurt içi asgari kurumlar vergisi uygulamasında yatırım teşvik belgelerine ilişkin düzenlemeler getiriyor. Daha önce, 2 Ağustos 2024 tarihi esas alınarak yatırım teşvik belgelerindeki mevcut yatırım tutarları asgari kurumlar vergisinden düşülebiliyordu. Bu tarihten sonraki belgelerde yapılan revizelerle ortaya çıkan tutar artışları asgari vergi hesabına dahil edilmiyordu. Yeni tebliğ ile bu durum netleştirildi. 2 Ağustos 2024’ten önce yatırım teşvik belgesi alıp sonrasında belge revizesi yapan mükellefler, vergilerini 2 Ağustos 2024 öncesindeki katkı tutarını dikkate alarak veya oranlama yaparak tespit edebilecekler. Bu düzenleme, mükelleflerin yaşadığı tereddütleri gideriyor.
Ek olarak, tebliğe geçici vergi uygulamasına ilişkin olarak “dördüncü geçici vergilendirme dönemi” ifadesi eklendi. Bu ekleme, geçici vergilendirme süreçlerinin kapsamını genişletiyor.